İsviçre merkezli ilaç şirketi Novartis, geliştirdiği deneysel bir ilacın ileri seviye klinik denemelerinde beklenen başarıyı elde edememesinin sonucunda 1,9 milyar dolarlık değer kaybı yaşadı. Şirketin 27 Ekim 2026’da açıkladığı mali rapora göre üçüncü çeyrek net kârı, geçen yılın aynı dönemindeki 3,93 milyar dolardan 1,20 milyar dolara düştü. Yaklaşık yüzde 70 oranındaki bu düşüşte, del-desiran isimli ilaç adayına bağlı değer kaybı belirleyici rol oynadı.
Öte yandan, Novartis’in satışları ve tek seferlik kalemlerden arındırılmış faaliyet kârı artış göstermeye devam etti. Üçüncü çeyrek gelirleri yüzde 4 artarak 14,52 milyar dolara ulaşırken düzeltilmiş faaliyet kârı yüzde 11’lik bir yükselişle 6,04 milyar dolara çıktı. Şirket, devam eden ilaç satışlarının katkısıyla 2026 yılına dair düzeltilmiş faaliyet kârı tahminini de yukarı yönlü güncelledi.
Klinik araştırmada beklenen sonuç sağlanamadı
Novartis’in bilançosundaki büyük değer kaybının temel sebebi, miyotonik distrofi tip 1 adı verilen genetik kas hastalığı için geliştirilen del-desiran ilacıdır. İlacın etkinliğini ölçmek amacıyla yürütülen üçüncü faz HARBOR çalışması, eylül ayında açıklanan sonuçlarla birincil hedefini gerçekleştiremedi. Bu gelişmenin ardından şirket, ilacın gelecekte sağlayabileceği ekonomik değeri yeniden gözden geçirdi.
Novartis, del-desiranı 2026’nın ilk çeyreğinde tamamladığı Avidity Biosciences satın almasıyla portföyüne eklemişti. Yaklaşık 12 milyar dolarlık bu satın alma, şirketin genetik temelli kas hastalıklarına yönelik tedavi geliştirme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyordu. Ancak ileri aşamadaki klinik çalışmadan beklenen sonucun alınamaması ile birlikte satın alınan ilaç adayının finansal değeri aşağıya çekildi.
İlacın değeri 5,5 milyar dolara indirildi

Novartis, del-desiran için yaşadığı 1,9 milyar dolarlık değer kaybının ardından bu ilacın bilançodaki değerini 5,5 milyar dolara düşürdü. Bu miktarın şirketin araştırma için aynı dönemde doğrudan harcadığı nakit tutarı anlamına gelmediği belirtiliyor; zira değer kaybı, ilacın gelecekte yaratması muhtemel ekonomik faydanın yeniden değerlendirilmesi sonucu finansal tablolara yansıtıldı.
Bu ayrım ise ilaç firmalarının bilanço analizlerinde son derece önemlidir. Yeni bir tedavi geliştirmek yıllarca sürebilir ve süreç ilerledikçe büyük yatırımlar gerektirebilir. Klinik denemelerde yeterli sonuçların elde edilememesi durumunda ise daha önce edinilmiş araştırma varlıklarının değeri düşürülebilir. Bu tür bir durum, şirketin gelirleri artsa bile net kârında ciddi azalmalar meydana getirebilir.
İlaç tamamen rafa kaldırılmadı
HARBOR araştırmasının birincil hedefini karşılayamamasına rağmen Novartis, del-desiranın geliştirilmesine dair tüm seçenekleri kapatmamıştır. Şirket, araştırmanın ikincil hedeflerinde ve diğer değerlendirmelerinde biyolojik etkinliği gösteren bazı sonuçlar elde edildiğini bildirdi. Bu verilerin tamamının incelenmesinin ardından ilacın geleceğiyle ilgili sağlık otoriteleriyle görüşmeler planlanmaktadır.
Bununla birlikte söz konusu bulguların tedavinin etkinliğinin kanıtlandığı ya da ruhsat alabileceği anlamına gelmediği vurgulanmaktadır. İleri aşama araştırmada birincil hedefin karşılanmaması ise ilacın geliştirilme sürecinde önemli belirsizlikler yaratmaktadır. Novartis’in sonraki adımları ise elde edilen klinik verilerin detaylı değerlendirilmesine ve düzenleyici kurumlarla yapılacak görüşmelere bağlı olacaktır.
Net kâr azaldı; ilaç satışları arttı

Novartis’in finansal raporlarında deneysel ilaçtan kaynaklanan değer kaybına karşın mevcut ürünlerin satış performansı dikkat çekmektedir. Meme kanseri tedavisinde kullanılan Kisqali’nin üçüncü çeyrek satışları yüzde 37 artarak 1,8 milyar dolara ulaştı. Multipl skleroz tedavisi Kesimpta’nın satışları da yüzde 21 büyüyerek 1,5 milyar dolara çıktı.
Şirketin Scemblix adlı ilacı yüzde 66’lık büyümeyle 593 milyon dolar; kolesterol düşürücü Leqvio ise yüzde 64 artışla 506 milyon dolar satış gerçekleştirdi. Cosentyx’in satışları da yüzde 9 artarak toplamda 1,9 milyar dolara ulaştı. Bu ürünlerdeki güçlü performans; bazı eski ilaçların patent korumasının sona ermesiyle ortaya çıkan jenerik rekabetin olumsuz etkisini sınırladı.
Ayrıca kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan Entresto’nun satışları jenerik rekabet nedeniyle yüzde 38 azalarak toplamda 1,2 milyar dolara düştü. Novartis yeni ilaçlarının büyümesiyle eski ürünlerden kaynaklanan gelir kaybını telafi etmeye çalışıyor. Üçüncü çeyrekte toplam satışlardaki artış bu stratejinin mali sonuçlara olumlu etki yaptığını gösteriyor.
Düzeltilmiş faaliyet kârı yüzde 11 arttı
Şirketin açıklanan faaliyet kârı araştırma varlığındaki değer kaybından dolayı yüzde 59 azalarak toplamda 1,84 milyar dolara geriledi. Buna karşın tek seferlik ve olağan faaliyet performansını direkt yansıtmayan bazı kalemlerden arındırılmış faaliyet kârı ise yüzde 11 artarak toplamda 6,04 milyar dolara ulaştı. Düzeltilmiş faaliyet kâr marjı da yüzde 39,3’ten yüzde 41,6’ya yükseldi.
Bu iki sonuç arasındaki fark; ilaç sektöründeki araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin bilanço üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Novartis’in mevcut ilaç portföyü daha yüksek faaliyet getirisi üretirken geliştirilen yeni bir ilaç adayının değer kaybı finansal raporlarda net kârda önemli düşüşlere neden oldu. Dolayısıyla üçüncü çeyrekte gerçekleşen kâr azalması; şirketin tüm ilaç satışlarının veya temel operasyonlarının aynı oranda zayıfladığı anlamına gelmiyor.
Yıllık kâr tahmini yükseltildi

Novartis; yaşadığı bu değer kaybına rağmen aynı zamanda düzeltilmiş faaliyet kârı beklentisini de artırdı ve artık yıl için düşük tek haneli oranda gerileme öngörmüyor; bunun yerine geçen yılki seviyeyi korumasını veya düşük tek haneli oranda büyümesini bekliyorlar.Satışların yıl boyunca düşük tek haneli oranda artacağı tahminiyse değişmemiştir.
Dokuz aylık dönemde toplam satışlar yaklaşık olarak 42,04 milyar dolar olurken net kâr ise totalde7 ,61 milyar dolar olarak açıklandı.Sonuç olarak şirketin operasyonlarından elde ettiği nakit akışı ve mevcut ilaçlarının başarılı satışı yeni araştırma programlarına kaynak sağlamaktadır.Ancak del-desiran örneği gösteriyor ki büyük satın almalar yoluyla elde edilen ilaç adayları klinik sonuçlarına bağlı olarak yüz milyonlarca dolar değer kaybedebiliyorlar.
Novartis’in önümüzdeki dönemde karşı karşıya kalacağı ana sorun; jenerik rekabet sebebiyle gelir kaybeden ürünlerin yerini yeni tedavilerle doldurmak ve yüksek maliyetli araştırmaların başarısızlık riskini yönetmek olacaktır.Bu nedenle şirketin bilançosundaki büyük net kâr kaybıyla beraber bilimsel sonuçların finansal performansa olan etkisinin ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne serdi.